• TÜRKİYE VE DÜNYA GÜNDEMİ İLE İLGİLENMENİN GEREKLİLİĞİ-1

      Türkiye dünyanın bir parçası olması dolayısıyla onu dünyadan ve dünya gündeminden koparamayız. Sunumumda* Türkiye ve dünya gündemini ele alırken yöntem olarak tümevarım değil, tümdengelim metodunu kullanacağım. Bu yöntemi kullanırken öncelikle ve ister...

DUYURULAR

EKİM AYI GÜNDEMİ DEĞERLENDİRİLDİ

ekim ayı gündem değerlendirme

Medeniyet Vakfı İstanbul Şubesi'nin düzenlediği gündem değerlendirmesinde Barış Pınarı Harekatı, Ekonomi ve Terör Mağduru Anneler değerlendirildi. 

BARIŞ PINARI HAREKATI

Türkiye, Suriye'nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı Harekatı 9 Ekim 2019 Çarşamba günü başladı.

Harekatta kısa zamanda büyük ilerleme kaydedilirken ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile diplomatik görüşmeler gerçekleşti. ABD Ordusu Suriye’nin güneyine çekilirken 150 saatin sonunda PYD’nin belirlenen bölgeden çıkarılması kararı alındı. Rusya ile Türk ve Rus birliklerinin ortak devriye yapması kararı alındı.

* Barış Pınarı Harekatı Türkiye’ye rağmen Suriye’de bir şey yapılamayacağını göstermiştir. Trump’ın diplomatik temayülleri aykırı, seviyesiz mektubuna verilen en iyi cevap harekat ile olmuştur. Mektup sonrasında ABD başkanının davetine karşılık olarak cumhurbaşkanının ABD’ye gitmemesine yönelik teşvikler ve yorumlar yapılmıştır. Türkiye her ne kadar Suriye’de oyun bozucu role sahip olsa da tek başına oyun kurucu role de sahip değildir. Büyük güç olmamanın getirdiği zorunluluk itibariyle Türkiye, Suriye sürecini diplomatik olarak ABD ve Rusya ile eş güdümlü olarak yürütmek durumundadır.

* Ada Araştırma Şirketinin yaptığı Ekim ayı gündem araştırmasına göre Barış Pınar Harekatı yüzde 75 gibi bir yüksek oranla halk tarafından desteklenirken KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncının açıklamalarından tutun Arap ülke başkanlarının, Batılı devlet başkanlarının açıklamalarına varıncaya kadar Türkiye’nin bu harekatta yalnız bırakıldığı görülmektedir.

ada arastirma ekim 2019 1

ada arastirma ekim 2019 2

* Barış Pınarı Harekatı bundan böyle herhangi bir kampa, bir ülkeye yaslanarak, o kampın, o ülkenin gölgesine sığınarak dış siyaset yürütülemeyeceğini göstermiştir.

* Barış Pınarı Harekâtı, Suriye konusunda ABD ile yapılan ateşkes, Rusya ile varılan Soçi mutabakatı, Suriye için beklenen yeni anayasa vb. konular nerelere evrilirse evrilsin, Türkiye’yi yeni imkânlar, yeni riskler bekliyor. Öte yandan, Cumhuriyetin kuruluşuyla ötelenen meseleler önümüzde duruyor.

* Türkiye istese de istemese de kendi coğrafyasına ve tarihine dönecektir. Dönmek zorundadır, kritik anlarda sine-i millete dönenler, milleti millet yapan değerlere dönmek zorundadırlar. Batılı bakış açısıyla Suriye’de bağımsız ve kendine ait bir siyaset yürütülemez.

* Batıdan koparak büsbütün Rusya’ya yaslanmak da en az Batıya bel bağlamak kadar risklidir.

* PYD tarafından Işidlilerin tutulduğu cezaevinden serbest bırakılırken aynı zamanda PYD kontrolleri altındaki bölgelerin bazılarını Suriye hükümetine tekrar devretti. Bu durum Suriye meselesinin ne kadar girift hale geldiğini, tarafların sabit kadem durmadıklarını göstermektedir.

* Rusya elan en az ABD kadar sömürücülüğe soyunmuş durumda. Dünya umumi ahvali lehine gelişiyor o da bundan yararlanarak ABD’nin yerini doldurmaya çalışıyor. Güçlendikçe dayatmalarını da artıracak, Ortadoğu’yu şekillendirmek isteyecek. Diplomasiyi, askeri gücü, iktisadi gücü… hep birlikte kullanacak. Suriye problemlerini çözmede bunlara şahit oluyoruz. Demek oluyor ki, Batı veya Doğu daima İslam coğrafyasını kontrol etmek ve sömürmek isteyecek, buna karşı İslam dünyasının/bizim topyekûn huşyar olmamız elzemdir. Daima teyakkuzda olacağız, bize sunulan reçetelerin, çözüm önerilerin içine neler saklanmış onların gizli emelleri nasıl kamufle edilmiş, anlamaya çalışmamız lazım.

* Onların önerileri ve çözümleri yerine bize ait öneri ve çözümleri önemsememiz gerekecek. Bunun için de İslam dünyası birbirine sırtını dönmeyecek, yekdiğerine yaslanacak, omuz omuza sırt sırta vererek yürümeyi deneyecek. Bunun zor olduğunun farkındayım ama başka çaremiz yok.

* Gelinen yer itibarıyla, önce yenidünyanın dilini ve nasıl yürüdüğünü kavramak, anlamak sonra yanlışlarını insanlığın önüne sermek bir sonraki adımda da İslam’ın insanlığa neler sunacağını adım adım, mesele mesele, iletmek. Bunun için; değer yargılarımızı, teferruatlı bir şekilde öğrenmek, bugün ile kıyaslamak, hangi ahvalimizin hangi değer yargımıza tekabül ettiğini tesbit etmek ve bugünün dünyasında nasıl hayata geçirebileceğine kafa yormak gerekir.

* Kişi, aile, toplum, cemaat, kurum- kuruluş, devlet işleyişi, uluslararası işleyişler, paktlar ne varsa hesaba katarak nasıl bir dünya inşa edeceğimizi verileriyle dünyanın tümüne duyurmak, ilan etmek arkasında durmak ve gereken bedeli göze almak.

* Bunları göze almadan ve gereken altyapı oluşturmadan işi hamasete dökersek, farkına vardığımız Batı-Doğu’nun yeni hilesine tekrar kapılacağız ve gene fırsatı kaçırmış olacağız.

EKONOMİ

* Ada Araştırma Şirketinin yaptığı Ekim ayı gündem araştırmasına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi, işsizlik ve terör olarak ifade edilmiş. Ekonomi ve işsizliği beraber değerlendirdiğimizde yüzde 52’ye oranın çıktığını görüyoruz. Maliye Bakanının enflasyonu yüzde 8,5 açıklaması halkta karşılığını bulmamaktadır. Halkın cebine yansıyan durum açıklanan rakamlardan çok farklıdır. Bu durum ekonomik rahatsızlığın yanında kurumlara olan güveni de zedelemektedir. 

ada arastirma ekim 2019 3

ada arastirma ekim 2019 4

* Yine aynı araştırmaya göre Türkiye’nin ekonomik gidişatı yüzde 72 ile halk tarafından iyiye gitmediği şeklinde değerlendirilmektedir. İyiye doğru gidiyor diyenlerin oranı ise yüzde 13,8. Ancak Ağustos 2019 ayına göre bakıldığında az da olsa ekonomiye dair iyi bir beklenti oluşmuş durumda.

* Dış ticaretin geçtiğimiz aylarda fazla vermiştir. Ancak Türkiye, enerji ihtiyacını büyük ölçüde ithal etmiş olduğu petrol, doğal gaz gibi doğal kaynaklardan karşılamaktadır. Söz konusu ürünlerin dıș ticaretinden oluşan dış ticaret açığı, tek başına Türkiye'nin toplam dış ticaret açığının yaklaşık %58'ini oluşturmaktadır.

DİYARBAKIR’DA HDP BİNASI ÖNÜNDE EYLEM YAPAN ANNELER

teror magduru aileler

* HDP Binası Önünde oğulları dağa kaçırılan gençlerin aileleri uzun süredir eylemlerine devam ediyor. Toplumun farklı kesimlerinden destek gören eyleme sözde barış bildirisine imza atan akademisyenlerin sessiz kaldığını gördük. Eli kalem tutması gereken çocukların ellerine silah verilerek ailelerinden koparılması bir nevi onları ölüme yollamaktır. Bunu hiçbir vicdanın kabul edemez.

* Halktan aldığı oyları halkın hizmeti için kullanmayan, çocuklarını istismar edenler kaybedeceklerdir. Yıllarca süren terör Kürdüyle Türküyle hepimizin ortak acısı haline gelmiştir. Bu acının bir an önce sonlandırılması için tedbirler alınmalıdır. Sadece güvenlik tedbirleri ile bu sorunun halledilemediği yıllar süren tecrübe ile sabittir. Terörü oluşturan zemin, yapılacak alan araştırmaları ile ortaya konulmalı, çözüm önerileri geniş katılımla ele alınmalı ve uygulanmalıdır.

medeniyet akademi 2019 2020 1

tefsir dersleri

medeniyet bulten logo

Yazanlarımız