• İNSAN KENDİ ÖZÜNE BAKABİLİR Mİ?

      Uzun bir aradan sonra tekrar huzurunuzdayım. Geçirmekte olduğumu bir rahatsızlık nedeniyle yazıya ara vermiştim. Bundan böyle yazı tarzımı belki konu seçimini değiştirmeyi düşünüyorum. Bakalım becerebilir miyim? Dualarınızı bekliyorum. 

DUYURULAR

İFTAR KONUŞMASI

Değerli kardeşlerim, Cenab-ı Allah bizi bir kez daha Ramazan ayına ulaşmayı muvaffak kıldı. O’na hamd ü senalar olsun. İnşallah bayrama da bizi ulaştırır.

Cenab-ı Hak, bizleri Ramazan’ı ve diğer bütün günleri kendi rızasına uygun bir şekilde yaşamakta muvaffak kılsın. İşin aslı O’nun rızasına erişmektir. O’nun ilahi talimatlarını yerine getiriyor muyuz, getirmiyor muyuz? Kulluğun gerçek manası buradadır. Bunun dışındaki her şey ya boş veya ikinci derecedendir.

Bu konuşmamda iki ayet üzerinde durmak istiyorum. Tevbe suresinin 71 ve 72. ayetlerinde Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Mümin erkekler ve mümin hanımlar birbirlerinin velisidirler.” Veli kelimesini hepiniz biliyorsunuzdur. Türkçemizde de birkaç manası ile kullanılırız bu kelimeyi. Çocuğu götürüp okulu yazdırdığımız zaman kullanılır. Hukukta veli, vasi gibi kelimeler kullanılır. İslam fıkhında bolca velayet üzerine makaleler geçmiştir. Mümin kadınlar ve mümin erkekler birbirlerinin yakınlarıdır, dostlarıdır, birbirlerini koruyup gözetenlerdir. Çok net ve çok özet bir vazifedir bu. Aynı zamanda üzerimize yüklenmiş ağır bir yüktür. Bütün müminler birbirlerine velayet bağı ile bağlı olduklarına göre iman ehli bütün kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılardan sorumluyuz. “Birbirlerine iyiliği emrederler, kötülükten de nehyederler.” Allah bizi bu vasıflara uygun davranan kullarından eylesin. O’nun için iyiliği emretmek, O’nun için kötülükten nehyetmek vazifemizdir. “Namazı kılarlar ve zekâtı verirler. Allah’a ve Peygamberi’ne itaat ederler.” Burada peygamberin ayrıca zikredilmesinde ayrı bir incelik vardır. “İşte Allah onlara merhamet edecektir. Allah gücü sonsuz olandır, hikmet sahibidir.” Onun hükmünden daha güzel hiçbir şey yoktur.

“Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedî olarak kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve adn cennetlerinde güzel meskenler vaad etmiştir. Allah’ın rızâsı ise hepsinden büyüktür, işte büyük bahtiyarlık da odur.” Kur’an-ı Kerim’in çeşitli yerlerinde cennet nimetleri çok ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. İmam Şafii, cennet nimetlerini ve cehennem azabını anlatan ayetleri okudukları zaman tek bir nefesi bile boşa harcamak istemediklerini söylüyor. Bütün bu vaadlerin üstünde büyük bir vaad var. O da Allah’ın rızasıdır. Cennet nimetlerinin hepsini üst üste koysak Allah Teala’nın rızasının yanında bu nimetler çok küçük kalır.

Bütün müminler ömür boyu Allah’ın rızasını kazanmak için çalışmalıdırlar. Geçen günlerde bana bir yerde ufak bir sohbet vermemi istediler. Davet eden arkadaşlar, cemaate aidiyetin ve adanmanın önemini anlatmamı söylediler. Bunu o kadar çok vurguladılar ki ben şahsen rahatsız oldum. Konuşmamı ise Allah’a adanmak üzerine yaptım. Muhtemelen oradaki kardeşlerin bazıları bundan rahatsız oldular.

Değerli kardeşlerim. Dünyanın hiçbir iktidarı, hiçbir kuruluşu, vakfı, İslam devleti Allah’ın rızasından önemli değildir. Aslolan Allah’ın rızasıdır. Cemaatler, vakıflar, devletler, hepsinin maksadı Allah’ın rızasını dağlamaya yardımcı olmaktır. Müslümanlar İslami bir sitem isterler çünkü Allah’ın rızasına böylece daha kolay ulaşabilirler. Ama bazen bu ikinci planda olması gerekenler o kadar büyütülür ki Allah’ın rızasını kazanmak akla gelmez. Akılda olan sadece iktidar gelmektir. Onun için ayet-i kerimede belirtildiği gibi Allah’ın rızası her şeyden büyüktür.

Bugünkü konuşmamı şöyle özetlemek istiyorum. Allah bu Ramazan’da bizi rıza makamı için çalışan kullarından eylesin Onun rızasına uygun davranışlarda bizleri muvaffak kılsın.

Değerli kardeşlerim, Allah’ın rızasına erişmek için araçlar var: Aile, cemaat, İslami bir sitem bu araçlardandır. Bu araçlar hiçbir şekilde değersiz değildir. Bunlar da Allah’ın emirlerinden ve O’nun rızasına ulaşmanın araçlarındandır. Mademki birinci maksat Allah’ın rızasıdır o zaman birinci hedef de müminler arasındaki velayet bağını, kardeşlik bağını gerçekleştirmek olmalıdır. Çünkü müminler gerçek kardeşliği sağlayamazsa Allah’ın rızasına ulaşmalarına imkân yoktur. Onun içindir ki peygamberler ve büyük dava adamları önce insanları kalben bir araya getirmek ve onları birer kardeş yapmak için çalışmışlardır. Peygamber Efendimiz de büyük dava adamları da böyle yapmıştır. Bu olmadıkça yapılan ameller hedeflerine ulaşmaz ve o makama ulaşmaya imkân olmaz.

Cenab-ı Allah güzel bir Ramazan geçirmeyi bizlere nasip etsin. Bütün müminlerle kardeş olmayı nasip etsin. Bu konuda da bizi emek verenlerden eylesin.

Allah hepinizden razı olsun.

Ömer Küçükağa

9 Mayıs 2019

tefsir dersleri

Yazanlarımız



medeniyet bulten logo

muvafakat besir

ömer hoca ile röportajlar