GENÇLERİN EVLİLİĞİ

genclerin evliligi

“İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının delillerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.” (Rum, 21)

“Size, ahlak ve dininden hoşlandığınız biri gelirse onu evlendiriniz. Eğer evlendirmezseniz yeryüzünde fitne ve büyük bir fesad olur. Dediler ki: Ey Allah’ın Resulü, onun herhangi bir kusuru olsa da mı? ‘Dini ve ahlakı sizi memnun eden birisi gelirse, onu nikâhlayınız’ sözünü üç kere tekrarladı.” (İbn–i Mace)

Evlilik konusuna İslam’da özel bir yer verilmiş, Râsulullah (s.a.v) gençleri ısrarla evliliğe teşvik etmiştir. Evliliğin hikmetlerinin biri; neslin devamının sağlanmasıdır. Diğer bir hikmeti ise, fesat ve bozgunculuğun toplumu çevrelediği ve gençliğin büyük bir ateşe sürüklendiği zamanlarda, haramlardan koruyan güçlü bir zırh konumunda olmasıdır.

Gençliği bozmak, İslami ahlaktan uzaklaştırmak ve yozlaştırmak için çabalayan İslam düşmanlarının en önemli hedefi, evlilik müessesesini ortadan kaldırmak, aile kurumunu yıkmak ve böylece harama batmış bozguncu bir toplum meydana getirmektir. Bunu bir yere kadar başarmış durumdadırlar maalesef.

Türkiye’de ve birtakım ülkelerde, İslam’ı ve Müslümanları tehdit eden en önemli konu, evlenme şuurunun kaybolmasıdır. Bu şuurun kaybolmasına neden olan sebepler araştırılmalı ve tedavi edilmelidir.

Evlenmek, bir insanlık görevidir ve peygamberlerin sünneti ile amel etmektir. “Nikâh, benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmayan benden değildir.” (İbn-i Mace) nebevi esası bu bakımdan önemlidir. “Ey gençler topluluğu! Sizden kim evlilik kudretine sahip ise evlensin. Çünkü evlilik gözü daha çok (harama bakmaktan) korur ve iffeti daha fazla muhafaza eder.” (Buhari ve Müslim) Evliliği sebepsiz ve sudan sebepler ile terk eden veya geciktirenler, bunun maddi ve manevi cezasını er geç çekerler.

Sokağın bozulduğu, insanların her geçen gün daha fazla fesada sürüklendiği, günahın tabii hale geldiği ve haramın yaygınlaştığı toplumumuzda, çocuklarımızı haramdan, günahtan, ifsattan kurtarmak ve helal dairesi içerisinde yaşamalarını sağlamakla mükellefiz. Bunun için özel bir çaba sarf ederek çocuklarımıza İslami bir ortam hazırlamak zorundayız.

Gençlerin evlendirilmesi hem Kur’an–ı Kerim’de hem de Rasul–i Ekrem’in hadislerinde üzerinde durulan bir konudur. Durum buyken, anne-babaların en önemli vazifelerinden birisi; evlilik yaşına ulaşan çocuklarını İslami ahlaka sahip, helal-haram ölçülerine riayet eden ve iffet sahibi gençlerle evlendirmek için çabalamaktır.

Durum bu olunca anne ve babaların bu işi kolaylaştırmak için çabalamaları, aday seçiminde zenginlik, makam, mevki ve zahiri güzelliği birinci tercih yapmamaları, kız ve erkeğin iman ve ahlak güzelliğini esas almaları gerekir. Çocuklarını imanlı, İslam’ın ölçülerine riayet eden ve İslam dairesinde yaşamaya çalışan biriyle evlendirmekle; hem çocuklarını harama düşmekten korur hem de hayırlı bir evliliğe yardımcı olmakla Allah (cc)’ın ve Peygamber Efendimiz (sav)’in hoşnutluğunu kazanmış olurlar.

Çocukları evlilik yaşına gelen kimi anne ve babaların, imanlı ve İslami ölçülere riayet eden bir adayla karşı karşıya bulundukları halde, maddi durum, iş gibi dünyevi endişelerden dolayı çocukların evliliğini yokuşa sürdüklerini müşahede ediyoruz. Bu tavır içinde olan aileler, çocuklarını büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktıklarını bilmelidirler.

Evlilik yaşında kızları bulunan anneler! İslami ahlaka sahip mü’min bir genç, kızınıza talip olduğu zaman işi zorlaştırmayın. Çocuklarınızın huzurlu bir yuva kurmasını istiyorsanız, biliniz ki; iman ve ahlak güzelliği bütün zenginliklerin üzerindedir. Çocuklarınız, İslam üzerine bina edilecek bir evlilikle huzur bulabilirler. Bu evlilik Kur’an ve sünnet çerçevesinde gerçekleşeceğinden, Allah Teâlâ’nın lütuf ve keremiyle çocuklar, hem dünya hem de ahiret mutluluğunu elde ederler.

Oğlunuz için uygun bir gelin aradığınızda, dindar olanını tercih edin. Zira sünnete uygun olan bu evlilik, temiz ve huzurlu bir aile oluşturmanın en önemli başlangıcıdır. Cahil insanların arzu ve taleplerinin ardına düşmeyin. Mal, mülk, soy, sop, makam ve mevki çocuklarınıza huzur vermez. Çocuklarınız ancak İslami bir hayat ile huzura kavuşabilirler.

Anneler ve babalar! Çocuklarınıza sahip çıkarak haramlardan uzak durmalarını sağlayın. Kızlarınıza talip olan Müslüman gençlere fazla masraf çıkararak evliliklerini zorlaştırmayın. Gençlerin evlilikle birlikte ağır yükün altına girmeleri, kısa sürede aile içi huzursuzluklara yol açar. Sıcak bir yuva ve huzurlu bir aile sahibi olmak için çabalayan gencin, evlilikten dolayı ağır bir yükün altına girmesi ve bunun için borçlanması, huzurunun kaçmasına ve üstesinden gelemeyeceği ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmasına yol açacaktır.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri, kız sahiplerinin fazla şeyler istemesinden dolayı imkânı olmayan gençlerin evliliğe yanaşmamalarıdır. İşi zorlaştıran anne ve babalar, çocuklarına iyilik yaptıklarını zannederken hayırlı iş olan evliliği engellemekte, böylece gençlerin sıkıntı çekmesine ve hatta haramlara yönelmesine zemin hazırlamakta, farkında olmadan toplumun bozulmasına katkıda bulunarak vebal altına girmektedirler. Çeyiz konusunda İslami aileye yakışmayan, hesabı verilemeyecek, israf ve gösterişe kaçan şeylerden uzak durulmalıdır.

Toplumun bozgunculuktan kurtulması, en azından gençlerimizin şehvet ateşinin sebep olduğu felaketlere sürüklenmemesi ve sahil-i selamete ulaşmaları için, evlilik, biricik zırh ve en uygun reçetedir. İşi kolaylaştıranlar, gençlerin zorlanmadan İslami bir yuva kurmalarına yardımcı olanlar, birçok kötülüğü önledikleri ve hayırlara vesile oldukları için büyük sevaplara nail olacaklardır.¹

“İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder…” (Nur, 32)

Gençlerin evlenmesine yardımcı olması ve bu işi kolaylaştırması gerekenler, öncelikle anne ve babalar iken, imkânı olan bütün Müslümanlar bir dereceye kadar bundan sorumludurlar. Maddi durumu müsait olan Müslümanların, evlenmek isteyen ancak imkânları bulunmadığı için evlenemeyen gençlere yardımcı olup evlenmelerine ön ayak olmaları, hayırlı ve güzel bir adım olacaktır. Zira yardımcı olup imanlı gençlerin yuva kurmasına sebep olmakla ve gençleri kuşatan ve bozmaya çalışan tehlikelerden kurtarmakla büyük ecre kavuşacaklardır. Bunun için bekarları evlendirme vakıfları ya da buna benzer müessesler oluşturmaları gerekli olmaktadır.

Kız ve erkek çocuklarımızın da bu konuda dünyalık hesaplar içine girmemeleri kendileri için daha hayırlı olur. Taraflar, birbirlerinin takva ve ahlakını göz önünde bulundurarak, belki birbirlerinden isteyecekleri tek şart, Allah’ın huzuruna beraberce ak yüzle çıkmak için birbirlerine yardımcı olmak şeklinde olmalıdır. İslam’a ve Müslümanlara hizmet için her şart ve ortamda birbirlerine yardımcı olmaları, istekleri olsun. Toplum içinde en mesut ailelerin İslami hassasiyeti fazla olan aileler olduğu herkesin malumudur. Kadının kendisine Allah’ın bir emaneti olduğu inancında olan bir erkek ile eşine hıyanet etmeyen sadık bir kadından oluşan aileden daha mutlusu olamaz. Bu mutluluk ortamı, mal ve makam ile elde edilemez.

Zamanında sadece temel eşyalardan sayılan yatak-yorgan gibi çok az eşya ile evlenen gençlerin bu evliliklerinden ne kadar mutlu oldukları ve nice evlatlara karıştıkları çoğumuzun bildiği şeylerdir.

Özel bir engel söz konusu değilse üniversitede okuyan mü’min gençler evlenmelidirler. Evliliğin üniversite öğrenimi için bir engel oluşturmayacağını kendileri ve ailelerinin bilmeleri gerekir. Engel sadece ‘keyif’ üzerinden olabilir. Evlilik nimettir, huzurdur. Onu külfet ve mahza sıkıntı olarak görmek hayatı tanımamaktan kaynaklanır.

Gençler önce ‘insanla, bir bireyle' evlenmelidirler. Eşya ile evlenen iş adamı da olsa yanlış yapar. Bir genç, kendisini insan olarak gören ve insanlığına değer verdiği için evlenen aday bulmalıdır. Bulamıyorsa beklemelidir. Elbette, ‘insan’ bir aday arayan önce kendisi için ‘insan’ niteliğini ne kadar oluşturduğunu test etmelidir. Burada evlenecek üniversiteli gençlere temel ölçüler olabilecek evlilik tavsiyeleri yazabiliriz, ama özellikle belirtmeliyim ki, herkesin kendine has sıkıntıları, beklentileri veya problemleri olabilir.

Genç mü’minler ve mü’mineler evlenirken evlenmek yerine ‘İslam’a bir kale kurmak’ hatta ‘İslam Devlet Kurmak’ gibi bir slogan da kullanabilirler. Bu onların asaletini ve heyecanını gösterir. Bu da meleklerin onlara dua etmesine vesile olur.²

Genel olarak son yılları baz alarak Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’nın araştırma sonuçlarına ve çevremize baktığımızda boşanma oranlarının çok fazla olduğunu göreceğiz.

O zaman İnsanın aklına şu soru geliyor; Oranlarına bakıldığında boşanma oranları giderek yükselmekte peki o zaman insanlar neden ısrarla evleniyorlar?

Cevap herhalde şudur; mutlu olmak için. İnsanlar mutlu olabilme umudu taşıdıkları için evleniyorlar. Resmin bütününde asıl hedef mutluluk elbette ancak resmin detaylarına baktığımızda ise evlenme nedenlerinin de farklılaştığını görmekteyiz.

Kimi insan anne- baba ve çevre baskısından dolayı, kimi insan maddi ihtiyaçlar yani geleceğini güvence altına almak için, kimi insan çoluk çocuk sahibi olmak için, kimi insan bir yuva kurmak için yani bir aile ortamında yaşamak için evlenirken, kimi insan yalnızlığından dolayı veya cinsel ihtiyaçları için evlenebiliyor.

Nedenleri ne olursa olsun asıl amaç mutlu olmaktır.

Evli bireyler, zaman zaman kendilerine acaba evlenmekle yanlış mı yaptım? Sorusunu sorabilir. Özellikle eşinize kızdığınız, hayal kırıklığına uğradığınız zamanlarda bu düşüncelerin ortaya çıkması çok doğaldır. İnsanların birbirleriyle olan ilişkileri ve birbirlerine olan duyguları. Bazen artar bazen eksilir, seversiniz, kızarsınız, pişman olursunuz, hayal kırıklığına uğrarsınız, üzülürsünüz... Şunu bilmekte kesinlikle yarar var: Eşinizle Allah’ın rızasını gözeterek evlenmişseniz iyi ki eşimle evlenmişim diye onunla evlendiğinize şükredeceksiniz. Evliliğin ideal yaşı kişiden kişiye değişir.

Bu nedenle hiçbir zaman ideal yaş vermek mümkün değildir ve bu yaşta evlenilir, denilemez.

Evlilik yetişkin sorumluluğu gerektirir. Özellikle aklen ve ruhen yetişkin olmayı becerebilmiş olanların evliliklerinde sıkıntılar daha azaldığı görülmektedir.

Bir de elbette yaş faktörü şu açıdan etkileyebilmekte, genç yaşlarda insanlar birbirlerine karşı çok daha toleranslı olabilmekteler. Ancak yaş ilerledikçe insanların eleştirel tarafları da artar. Yani gençken insanlar biraz daha gözleri kara ve daha anlayışlı olabilmekteler. Ama senelerin getirdiği deneyimler arttıkça karşımızdaki kişilerde kusur bulma oranlarımız da artabiliyor. Sonuçta belli bir yaşı aşmış kişilerde adeta bir evlenme fobisi ortaya çıkabiliyor.

Gençlerimiz kendilerini iyi yetiştiremediklerinden ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanamadıkları sebebiyle evlenmeyi geciktirmektedirler.

Üniversitenin ilk yıllarında evlenmeye çok hevesli olan gençlerimiz mezun aşamasına gelince ve mezun olunca genellikle öteleme yolunu seçmektedirler.

Evlenmenin gecikmesine bir sebep de aile yaşantı şekillerimizin değişmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üniversite tahsili, evlilik yaşını yükseltmiştir.

Ülkemiz, genç nüfus oranının yüksek olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. TÜİK Aralık 2010 yılı verilerine göre nüfusun yarısı 29 yaşın altında olup (TÜİK, 2010) bu nüfusun yaklaşık %23’ü üniversitelerde öğrenim görmektedir. Son yıllarda açılan yeni üniversitelerle bu oran daha da artmıştır. Bu öğrencilerin okullarını bitirip iş-güç sahibi olana kadar hatta kariyer yapana kadar yaşları bir hayli ilerlemektedir. Dolaysıyla evlilik yaşı da ilerlemektedir.

Son yıllarda dindar gençlik arasında yaygınlaşan diğer gençlere özenti ve yaşantılarına kılıf bulan usulüyle olumsuz biri de flört ve çoğu ailelerinden habersiz nikâhlı yaşam şeklinde artışlar olmaktadır. Gençlerimize uygun eğitimler verilerek evliliğin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini anlatmamız gerekmektedir.

Aile büyükleri yeni evlenen gençlere, özellikle evliliğin ilk yıllarında olmak üzere genç aileye yardımcı olmalıdırlar.

Olası aile içi çatışmalarda direkt olmasa da çözüm için nasihatlerde bulunmalı, eğer çözüm olmuyorsa, ailenin akrabaları devreye girerek çözüm yolu bulunmalıdır.

Evliliğin niçin yapıldığı tekrar hatırlatılmalı.

Rabbim gençlerimize dünya ve ahiret saadetlerine vesile olacak evlilikler nasip etsin, kız-erkek tüm genç kardeşimizi her türlü haram ve günahtan korusun.

Erol Savaş

KAYNAKÇA

¹https://www.yeniakit.com.tr/haber/ey-anne-babalar-evliligi-zorlastirmayin-kolaylastirin-84184.html

²https://www.fetvameclisi.com/fetva-universite-okuyan-mumin-gencler-icin-evlilik-tavsiyeleriniz-nelerdir-80939.html

tefsir dersleri

medeniyet bulten logo

Yazanlarımız