KUDÜS, MÜSLÜMANLARIN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR

kudus muslumanlarin kirmizi cizgisi

Abd Başkanı Trump'ın kutsal Kudüs topraklarını işgalci siyonist İsrail devleti'nin başkenti olarak tanımasına tepkiler sürüyor. İslami Sivil Toplum Kuruluşları'nın temsilcileri, Kudüs özel gündemi ile İstanbul'da biraraya gelen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı öncesi "Kudüs Müslümanların Kırmızı Çizgisidir." başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

 

"Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İslam Dünyasında yaşanan hercümerci fırsat bilen Siyonistler Filistin topraklarını istila ettiler. 1948 yılında batılı emperyalistlerin himayesinde kurulan Siyonist işgal devleti o tarihten bu yana Filistin topraklarında hukuksuz şekilde yayıldı.

Günümüzde İslam coğrafyasının içinde bulunduğu güçsüzlük ve Müslümanların kendi aralarındaki çekişmeleri fırsat bilen Siyonistler Kudüs’ü meşru başkentleri yapmak için harekete geçtiler.

Bunun son yansıması olarak ABD başkanı Trump, Kudüs’ü başkent olarak tanıma kararı aldı. Trump’un aldığı bu karar ABD yönetiminin İslam Dünyasını ne kadar önemsediğini ortaya koyuyor. Amerika’nın Kudüs’ü Siyonist İsrail’in başkenti olarak tanıması İslam âlemine karşı yapılmış büyük bir hakarettir. Aynı zamanda ABD’de bulunan Siyonist lobinin gücünü de ortaya koymaktadır.

Siyonist İsrail, Kudüs’ü başkenti olarak kabul ettirerek Filistin topraklarını tamamen ele geçirmek istiyor. Zaten Filistin’de bulunan Müslümanlara yaşam hakkı tanımayan İsrail, yıllardır Gazze’yi abluka altında tutuyor ve istediği zaman bombardımana tutuyor. Yine Mescid-i Aksa’yı kapatmak için türlü oyunlar tezgâhlıyor.
Kudüs, kutsal şehirlerimizin en önemlilerinden biridir. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa Kudüs’te bulunmaktadır. Kudüs, tevhit peygamberlerinin şehridir. Orada Hz. İbrahim’in, Hz. Yusuf’un, Hz. Musa’nın, Hz. İsa’nın, Hz. Meryem’in silinmez izleri vardır.

Mescidi Aksa ve Kudüs sadece Filistinlilerin meselesi değildir. Peygamber Efendimizin (s.a.v) İsra ve Miraç mucizelerine şahitlik eden, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü yeryüzündeki tüm Müslümanların ortak sorumluluğudur.

Unutmamalıyız ki, Kudüs’ün Siyonistlerin esareti altında yaşaması Müslümanlar için büyük bir zillettir. Bu zilletten kurtulmak için Müslümanlar her şeyden önce kendi aralarındaki kısır çekişmeleri bir kenara bırakarak Kudüs’ün kurtuluşu için tek ses, tek yürek olup birbirleriyle kenetlenmelidir.

Ümmetin kaderi Kudüs’ün kaderiyle eş anlamlıdır. Mescidi Aksa'nın ve Kudüs’ün esaretten kurtuluşu İslam ümmetinin özgürleşmesi anlamına gelecektir. Bu yüzden sorumluluğumuz çok büyüktür. Bu büyük sorumluluğa yakışır bir mücadele azmi ve adanmışlığı göstermek boynumuzun borcudur. 

Kudüs’ün kurtuluşu için yeryüzü istikbarından daha çok çalışıp, daha çok değer üretip, daha güçlü olmamız gerekiyor. Miskinlik içinde salt manada slogan atanlardan olmak Kudüs ve Mescid-i Aksa davasına katkı sağlamayacaktır.

Kadın-erkek, genç-yaşlı bütün Müslümanlar Kudüs’ün özgürlüğünü kendisi için en önemli hedef olarak kabul etmeli ve bu uğurda çaba göstermelidir. Yeni yetişen nesillere Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü mutlaka gerçekleştirilmesi gereken bir ideal olarak aşılanmalıdır. Müslümanlar bu kutsal amaca ulaşmak için var güçleriyle çalışmalı kısa ve uzun vadeli hedefler ortaya koymalıdır.

ABD’nin Kudüs’ü başkent olarak kabul etmesine yüksek bir perdeden tepki vermek tüm İslam Ülkelerinin ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki Kudüs, tüm Müslümanların üzerinde ittifak ettikleri ortak bir değer, ortak bir paydadır."

tefsir dersleri

Yazanlarımız